El cargamento de vasijas cerámicas encontrado cerca de la isla de Kekova data de entre 2700 y 2400 a.C., la época de construcción de la Gran Pirámide de Guiza. La datación es preliminar y está pendiente de publicación.
Arqueólogos encontraron un naufragio frente a las costas de Turquía que podría ser el más antiguo del mundo. El cargamento, localizado en aguas poco profundas cerca de la isla de Kekova, al suroeste de Antalya, permite estimar que la embarcación se hundió entre los años 2700 y 2400 a.C., la misma época en que se construyó la Gran Pirámide de Guiza. De confirmarse, tendría alrededor de 4.500 años de antigüedad.
Mavi Vatan’da, dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz.
Kekova’da yürüttüğümüz su altı kazılarında çıkarılan, 4.700 yıl öncesine uzanan amforalar, Anadolu kıyılarının deniz ticaretindeki köklü geçmişine ışık tutuyor. Zeytinyağı ya da şarap taşımak için kullanıldığı düşünülen bu kaplar, Doğu Akdeniz’deki ticaretin ve kültürler arası etkileşimin önemli izlerini taşıyor.
Kil analizleri, amforaların muhtemelen Ürdün Vadisi’ndeki atölyelerde üretildiğine işaret ediyor. Benzer örneklerin Mısır, Troya ve Girit’te de bulunması, farklı coğrafyaları deniz yoluyla birbirine bağlayan ticaret ağlarını anlamamız açısından büyük önem taşıyor.
Buluntular arasında, üzerinde dokuz farklı işaret ve gövdesinde iki delik bulunan bir amfora da dikkat çekiyor. Peynir ya da tereyağı yapımında yayık olarak kullanılmış olabileceği düşünülen bu kap, denizcilerin uzun yolculuklarda kendi yiyeceklerini üretmiş olabileceklerine dair ipuçları sunuyor.
Anadolu’nun denizcilik tarihini yeni bulgularla aydınlatmaya, su altındaki kültürel mirasımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmaya devam ediyoruz. Kazıların bilimsel sorumluluğunu üstlenen Doç. Dr. Hakan Öniz’i ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımızı kutluyorum.
— Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) October 14, 2026
El descubrimiento fue realizado en 2024 por un equipo encabezado por Hakan Öniz, profesor de la Universidad Akdeniz, a partir de pistas proporcionadas por navegantes locales. La madera de la embarcación desapareció por su prolongada exposición bajo el agua, pero parte del cargamento cerámico sobrevivió: grandes recipientes de almacenamiento, vasijas ovaladas y un ánfora con nueve marcas diferentes y dos agujeros en su cuerpo, que podría haber sido usada como mantequera para elaborar queso o mantequilla durante los viajes.
Algunas vasijas con bandas podrían proceder del valle central del Jordán, lo que sugiere que la embarcación formaba parte de una red comercial que conectaba distintas regiones del Mediterráneo oriental. Los residuos en los recipientes aún deben analizarse, pero los investigadores creen que podrían ser aceite de oliva, vino o resinas vegetales.
La datación es preliminar y los resultados están pendientes de publicación en una revista científica.
Con información de Wired.


